advrtl

27 Eylül 2015

Gebelik Şekeri ve Zorunlu Diyet...

Gebeliğin 24 - 28 haftaları arasında yapılan uzmanlar arasında büyük tartışmalara, bebek bekleyen anne adaylarında ise büyük soru işaretlerine neden olan şeker yükleme testini yaptırdıktan sonra tanıştım Gebelik Şekeri (Gestasyonel Diyabet) ile...

Gebeliğiniz sırasında istenen rutin testlerden biri... 50 mglık glikozu içtikten 1 saat sonra yapılan tarama testinde kan değeriniz 140 mg/dl üzerinde çıkmışsa Gebelik Şekeriniz var yada diğer adıyla Gestasyonel Diyabetlisiniz denilebilinir... Doktorunuzun isteyeceği ek testlerle kesin tanı koyma durumu değişebiliyor... Benim değerim 190mg/dl çıkmıştı... 

Bazı uzmanlar 100 mglık glikoz ikinci test ile 3 kez kan alınarak tanı koyabilirken... Bazı uzmanlar tek tarama testi ile tanı koyabiliyor... Günün belli zaman dilimlerinde parmaktan kan alınarak yapılan ölçüm ile tedavi ya sadece diyet ile yada diyete ek insülin ile yapılıyor...



Yapılmalı mı, yapılmamalı mı hala tartışıla dursun, kendi araştırmalarım sonucu iyi ki yaptırmışım diyebileceğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum... O kadar çok makale, o kadar çok görüş okudum ki, bilgi kirliliğinin yanı sıra ciddi kafa karışıklığı da yaratmadı değil...

Kendi doktoruma olan güvenip, tarama testini isteyip, yüksek çıkan değerlerden sonra ikinci testle seni yormayalım, hemen önlemimizi alalım şeklinde olduğu için içim rahat bir şekilde diyetimi uyguluyorum...

keşke her şey bu şekerler gibi şirin olsa...

İlk hafta inanılmaz zorlandım, aç kalma hissini yaşadım... Hamilesiniz canınızın çektiğini yemeniz gerekiyor gibi bir düşünceden kesinlikle uzak durmalısınız... Sağlıklı beslenmenin yanında düzenli beslenmekte çok önemli... Ara öğünleri atlamamalısınız... Gebelik Şekeriniz (Gestasyonel Diyabet) olsa da olmasa da her ana öğünde yoğurt tüketmenizi tavsiye edebilirim...

Bana verilen diyeti harfi harfine uygulayarak insülin kullanmadan bebeğime kavuşacağım günü bekliyorum... 



Gebelik Şekeri ile ilgili soru işaretleriniz var mı?!

Ah şu hormonlar diye başlıyorum... Çünkü gebelik sırasında hormonal değişiklilere vücudunuz uyum sağlayamıyorsa size gönderdiği işaretlerden biri de gebelik şekeri... sevinilecek yanı çoğunlukla doğumla birlikte sona eriyor olması...

Gebelik Şekeri (Gestasyonel Diyabet) tedavisi ihmal edilirse sizin için aşırı kilolu olmanız dışında bir sıkıntı yaratmıyorken; Bebeğiniz için; iri bebek, doğum sonrası bebeğin ani kan şekeri düşmesi, sarılık, akciğer gelişimine bağlı solunum sorunları ve erken doğum gibi bir çok problemle karşılaşma riski var... 

Size gelen, gelecek yaşantınızla ilgili ilk uyarı aslında... Dikkat etmez, önlemini almazsan ileride diyabet olabilirsin diyen erken uyarı sistemi içinizde büyüttüğünüz bebeğinizden geliyor...

Hamileliğinizde Gebelik Şekeri (Gestasyonel Diyabet) tanısı konulmuşsa ilerde diyabetle karşılaşma riskiniz yüksek olduğu için doğumdan sonra da takip edilmelisiniz...

Diyabetle ilgili herhangi bir uzmanlığım yok, yazdıklarımı tıbbi tavsiye olarak görmeyin... Sadece yaşadığım deneyimimi sizlerle paylaşmak istedim... 

Minik ayaklara sağlık ve mutlulukla kavuşmak dileğiyle...
Sevgiler,
Gizem S.

Kaynaklar;
gebelik.org
gazetevatan.com
geb-be.com







16 Eylül 2015

DOĞA VE ÇOCUKLAR İÇİN KOŞUYORUZ. HAYDİ, KOŞARAK AĞAÇ KARDEŞLİĞİ'NE DESTEK OLMAYA!



Bu günlerde "Adım Adım Oluşumu" adını çok sık duyuyoruz ama duymayanlar için bu anlamlı oluşumu anlatalım. Adım Adım, Mart 2008’de, yardımseverlik koşusunu Türkiye’de tanıtmak ve yaygınlaştırmak için kurulan ilk sivil toplum oluşumu. 6 bin gönüllü koşucusu ve 66 bin bağışçısı aracılığıyla bünyesinde yer alan Sivil Toplum Kuruşları'na maddi kaynak ve tanıtım desteği sağlıyor.
Peki nasıl oluyor? Çok kolay. 15 Kasım’da İstanbul Maratonu yapılacak ya, eğer siz de koşmaya karar verdiyseniz, yalnızca koşmak yerine Adım Adım Oluşumu içinde yer alarak koşunuzu bir STK’nın yararına yapabilirsiniz. Örneğin, TEMA Vakfı bu yıl Adım Adım Oluşumu içinde "Ağaç Kardeşliği" projesine destek sağlamak amacı ile yer alacak.



Siz koştukça ve sizin adınıza yapılacak bağışlarla neler oluyor neler:

• Türkiye’nin 7 bölgesinden çocuklar, yıl boyunca bu özel doğa eğitim programına katılacak 
• Boynuna asabileceği şekilde tasarlanmış bir gözlem kutusunun merceğinden doğal varlıkları yakından inceleyecek
• Kendi saksısına, kendi tohumunu ekip bir fidanın yetişmesine tanıklık edecek 
• Fidanı yetişirken gözlem defterine duygularını, düşüncelerini not edecek 
• Zamanı gelince yetiştirdiği fidanı toprakla buluşturacak 
• Tüm bu süre boyunca TEMA Vakfı’ndan gönüllüler onu ziyaret edecek, sorularını yanıtlayacak 
• Eğitim alan her çocuk için Çanakkale’de bir fidan dikilerek 4.000 4000 fidanlık bir Hatıra Ormanı oluşturulacak. Çanakkale’de fidanlar dikile dursun, 7 ildeki 4000 çocuk bir yandan da "yaparak ve yaşayarak" doğa eğitimi alacaklar. Bu eğitimin bir parçası olarak kendilerine dağıtılan saksılara Çanakkale’deki 4.000 fidanın kardeşi olan ağaçları yetiştirmek için tohum ekip filiz vermesini ve bir fidanını yetişmesini gözlemleyecekler.



Çocuk, saksıda yetiştirdiği fidan, ormandaki fidan, onun için koşanlar ve onların bağışçıları; herkes ağaç kardeşi olacak.

TEMA Vakfı'nın hedefi 4000 çocuğa bu eğitimi verebilmek ve 8000 fidan dikebilmek. Çocuklar da Ağaç Kardeşliği projesi ile TEMA Vakfı uzmanları tarafından tasarlanmış, doğayı deneyimlemeye ve gözlemlemeye dayanan bir eğitim alacak.



Sizleri böylesi güzel bir projeden haberdar etmek bizden koşması sizden.

http://www.adimadim.org/uyelik/Uyelik.aspx linkinden üye olarak bu projeye dahil olabilir ve TEMA Vakfı'nın Ağaç Kardeşliği adına koşarak ya da koşuculara bağış yaparak destekleyebilirsiniz. 
facebook.com/adimadimtema 

Bir Boomads Sosyal Sorumluluk İçeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...