Kayıtlar

Biraz Eğlence...

Yarın Ankara'ya gidiyorum Dostlar...  Annem, Kardeşim ve Eşi, Diğer akrabalarım sabırsızlıkla kızımı bekliyorlar... O hayatımıza katıldığından beri benim pabucum damda... :))) İşin ilginç yanı, eşimde yurt turunda... Bizim Ankara'ya indiğimiz saatlerde, O da Ankara'dan ayrılıyor olacak... :)))  Bu arada Sevgili  Süslü ve Pembe Dünyam  'ın Ramazan Etkinliğine katıldım... Sizde katılmak isterseniz ismin üzerine tıklayın... :)) En son canım kardeşimin düğünü için Ankara'daydım... Allah mutlu günlerde ailemle birlikte olmayı nasip etsin inşallah... Şimdi işin eğlencesine geçiyorum...  .................................... Bu GERÇEK bir nöroloji testidir. Rahatça oturun ve sakinleşin, aşağıdaki üç işlemi bir dakikadan kısa sürede yapmalısınız. Sadece bakarak bulmalısınız, Mouse İmlecini kullanmamalısınız, kolay gelsin. 1 - Aşağıda C'yi bulun. İmleç yardımı almayın.Find C OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO O...

Fobim, Fobim, Fobim...

Yazmadan rahatlayamayacağım için sizlerle paylaşmak istiyorum... Yıl 1996 annem ve babam anlaşamadıkları ve diğer problemler yüzünden "çocuklar duymasın" vari boşanıyorlar... Aynı evdeyiz haberimiz yok... Gel gelelim ayrı yatıyor olmaları dikkatimi çekti...  Evimiz küçük olduğu için misafir odamız yoktu, yatak odası ve çocuk odası vardı... Ve babam salonda yatıyordu, kardeşimle cesaret edip soramıyorduk da neden orada yattığını... Bir süre izledim, baktım babamın beli ağrıyor, kıyamadım "gel baba, sen benim yatağımda yat, ben annemle uyuyayım..." Babam kabul etti, kanepede uyumaktansa, yatakta uyumak daha iyiydi çünkü... İşte annemin yanında yattığım o ilk gece, rüya mıydı, gerçek mi ayırt edemediğim bir şeyler gördüm... Yazarken bile bir tuhaf oluyorum, yemin ederim... Her tarafımı böcekler sarmıştı... Üzerimde, yorganda, yastığımda, annemin üzerinde... Korkarak uyandım ve etkisinden kurtulamadım...  İşte o zaman başladı entomophobia...  ...

Ramazan Temalı Hediyeleşme Etkinliğine Davetlisiniz...

Resim
Merhabalar, Sevgili  Süslü ve Pembe Dünyam 'ın başlatmış olduğu bir etkinliğe sizleri davet ediyorum...  Detaylar için blogun ismine tıklayın lütfen... Teşekkür ederim... 

Ebediyete Kadar...

Resim
Heybeliada'daki Deniz Okulu'ndan mezun olan İsmail Türe, kendi gibi Gelibolulu olan bir genç kıza kaptırır gönlünü. İki sevgili parmaklarına nişan yüzüğü taksalar da, birbirlerini çok seyrek görmektedirler. İsmail Türe denizaltıda muhabere subayı olarak görevlidir çünkü. Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı mors alfabesini öğretecek, Çanakkale'den geçiş yapacakları geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ve böylelikle haberleşeceklerdir!.. Boğazı yüzeyden geçmekte olan denizaltının kulesindeki denizciler sigara içmekte, sohbet etmektedirler. Aralarından birinin heyecanlı olduğu her halinden belli olmaktadır. Gelibolu kıyılarına geldiklerinde, karanlık içindeki evlerden birinden bir el fenerinin yanıp söndüğü görülür: “Seni seviyorum”... Arkadaşları gülümseyerek İsmail Türe'ye bakarlarken, genç aşık elindeki fenerle sevgilisine karşılık vermektedir... Bu olaydan sonra iki sevgilinin aşkı düşmez olur denizaltıcıların dillerinde...

Ortam Aydınlatmasında Tasarım Lambaderler...

Resim
Lambaderleri seviyorum... Evlenmeden önce büyük bir odam olsun ve lambaderle aydınlatmanın hayalini kurardım... Olmadı ne yazık ki... :) Nihayet evimde kullanıyorum, çalışıyorken evde olduğum zamanlarda kullanıyor ve sanki günün tüm yorgunluğunu alıyordu... Minik kuzumdan dinlenmeye fırsat kalmadığı için lambader aydınlatmasının keyfini çıkaramıyorum...  Sizlere beğendiğim lambader çeşitlerini sunmak istiyorum; Japon Stili; kağıt ve çıta sanırım...  Çok farklı stilde bir lambader, kırmızısı da güzel duracaktır diye düşünüyorum... Çiçek stili, İşte bunlara ba-yıl-dım... 

Hobi Olarak Yapmak istediklerim..

Aslında o kadar çok ki... hepsini aklımda tutabilmem,   maalesef.  pek mümkün olmuyor... Bunlar yakın zamanda yapmak istediğim şeyler...  Bu listedekileri denemek, yapmak için cesaret mi bekliyorum bilmiyorum... Ama içi içimi yiyor yapmak için... El emeklerine düşkünüm... Çok iyi olmasa da elimden bir şeyler geliyor... Yani kendimce bir şeyler yapabiliyorum diyeyim... Bir kaç örneğine blogumda yer verdim... Listeye gelince; ** En az 1 kere peçete dekupajı yapmak istiyorum... (web de gezerken gördüklerim özendirdi...) (özellikle en az dedim, başlayınca evde ne var ne yok dekupajlarmışım :))) ) ** Basit seramik hamuru nasıl yapılır öğrenmek istiyorum... (bir arkadaşım seramik mezunu ondan isteyebilirim diye düşünüyorum) ** Tutkal işi örtü yapmak istiyorum... (Bu gün gördüm, bu muymuş dedim, bayıldım) ** Dantelleri farklı şekillerde değerlendirmek istiyorum... (yazık günah çekmecelerde sararacaklar) ** Mozaik ile basit pano yapmak istiyorum... ** Ahşap boyama hob...

Alo Gıda - 174 Deneyimim...

İstanbul'da güzel bir semtte yaşıyorum... Hemen her şeye ulaşabileceğim bir konumda... Tek dezavantajı güvenerek alış veriş yapabileceğim marketlerin biraz uzak olması... Evde işim olduğu için yakınlarımda ki Reyon Marketler zincirinden en acil alacaklarımı aldım... Genelde kıyma alırken taze çektiririm... Reyon görevlisini de titizliğim konusunda uyardım... Alış verişimi yapıp eve geldim... Kıymayı kullanmak üzere açtığımda, rengi koyu ve hafiften bir kokusu vardı... Malum market ışıklandırmaları sebebiyle gözlerimiz yanılabiliyor... Daha önce de raflarında son tüketim tarihi geçmiş ürünlere rastlamıştım... Ama kıymanın durumunu görünce tepem attı... Çünkü gıda şakaya gelmeyen, aman bana denk geldi ne olacak denilemeyecek bir konu... Marketin Genel Müdürlüğünü arasam yapılan tetkiklerden nereden haberim olacak, lafla geçiştirebilirler diyerek, televizyonda reklam ve tanıtımlarını gördüğüm Alo Gıda -174'ü aradım... Operatör kibar ve sakince şikayet...