Yaşasın Hayat !
5 Aydır yaşasın hayat diye bitirmiştim...
Sigarayı bıraktığım yazımı...
Her sabah yorgun uyanmamak...
Her işin arasında mola adı altında bir sigara içeyim, devam ederim dememek...
Sokakta, restoranda içecek yer aramamak...
MÜKEMMEL bir şeymiş...
Ben en çok Türk kahvesi yada filtre kahve ile içerdim mereti... O nedenledir ki uzuuunca bir süre Türk kahvesinin kokusunu bırak, adını bile duymak istemedim...
İlk zamanlardaki atakları, su, çerez ve filtre kahve ile atlatmaya çalıştım...
Zor oldu ama oldu... Hatrı sayılır derecede sigara içtiğim için vücudumun bağımlısı olduğu maddeyi kahve ile karşılamaya çalıştım...
Günde 7-8 fincan kahve içtiğimi farkedince, kendime "DUR" dedim...
Dur Gizem! İyi bir şey yapmıyorsun... Yavaş yavaş filtre kahve de azaldı...
Yerini bol bol su içmek aldı...
Bazen limonlu su içip kendimi daha tazelenmiş hissediyordum...
Bu günlerde 1 fincan kahve yetiyor... Hala aklıma geliyor... Yakın çevremde içiliyorsa ben nasıl içiyormuşum bunu diye düşünürken buluyorum kendimi... Bırakan insan daha çok rahatsız oluyormuş...
Açık açık yazayım... Güllük gülüstanlık olmuyor... Biraz kilo alıyorsun, atakları sakinleşip geçirmek çok ama çok önemli...
Mesela ben çok ağladım içmeyeceğim diye... Hatta dayanamayıp bir tane yaktığım bile oldu... Ama dönmedim... Tekrar o kötü şeyi kullanmak istemiyorum...
Türk kahvesini daha yeni içmeye başladım... Daha az yoruluyorum... Uyandığımda ağzımın içi zehir gibi olmuyor...
Kokuları ve tatları daha güzel alıyorum...
Sizde yaşasın hayat demek için bırakın... Kendi kendinize yapın...
Farkı Anlayacaksınız...
Sevgiler,
Gizem S.
Sigarayı bıraktığım yazımı...
Her sabah yorgun uyanmamak...
Her işin arasında mola adı altında bir sigara içeyim, devam ederim dememek...
Sokakta, restoranda içecek yer aramamak...
MÜKEMMEL bir şeymiş...
Ben en çok Türk kahvesi yada filtre kahve ile içerdim mereti... O nedenledir ki uzuuunca bir süre Türk kahvesinin kokusunu bırak, adını bile duymak istemedim...
İlk zamanlardaki atakları, su, çerez ve filtre kahve ile atlatmaya çalıştım...
Zor oldu ama oldu... Hatrı sayılır derecede sigara içtiğim için vücudumun bağımlısı olduğu maddeyi kahve ile karşılamaya çalıştım...
Günde 7-8 fincan kahve içtiğimi farkedince, kendime "DUR" dedim...
Dur Gizem! İyi bir şey yapmıyorsun... Yavaş yavaş filtre kahve de azaldı...
Yerini bol bol su içmek aldı...
Bazen limonlu su içip kendimi daha tazelenmiş hissediyordum...
Bu günlerde 1 fincan kahve yetiyor... Hala aklıma geliyor... Yakın çevremde içiliyorsa ben nasıl içiyormuşum bunu diye düşünürken buluyorum kendimi... Bırakan insan daha çok rahatsız oluyormuş...
Açık açık yazayım... Güllük gülüstanlık olmuyor... Biraz kilo alıyorsun, atakları sakinleşip geçirmek çok ama çok önemli...
Mesela ben çok ağladım içmeyeceğim diye... Hatta dayanamayıp bir tane yaktığım bile oldu... Ama dönmedim... Tekrar o kötü şeyi kullanmak istemiyorum...
Türk kahvesini daha yeni içmeye başladım... Daha az yoruluyorum... Uyandığımda ağzımın içi zehir gibi olmuyor...
Kokuları ve tatları daha güzel alıyorum...
Sizde yaşasın hayat demek için bırakın... Kendi kendinize yapın...
Farkı Anlayacaksınız...
Sevgiler,
Gizem S.
Bir yeşil aycı olarak seni kutluyorum .Çok büyük bir iş başardın. Bunun karşlığını ileride alacaksın. Yahu çok resmi konuştum sanırım. Ama olsun çok sevindim o mereti bıraktığın için.
YanıtlaSilteşekkür ederim. çok motive edici oldu... :)))
SilSaglikli yasam adina ilk adim, tebrikler.Özellikle kiziniz icin dogru karâri vermisiniz.
YanıtlaSilBlog depoundan,sulemcafe.blogspot.com
Sevgilerle
teşekkür ederim... hayatım boyunca asla pişman olmayacağim bir şey yaptım...
Silbir gün inşallah herkes bırakır..
sevgiler...